Nirvana Türkiye


 
AnasayfaPortalGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş
 

 Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Megadethian
Admin
Admin
Megadethian

Erkek
Mesaj Sayısı : 490
Yaş : 26
Burç : Akrep
Nereden : KOCAELİ
Favori Üyeniz : Dave Grohl
Rep :
Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Left_bar_bleue5 / 1005 / 100Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Right_bar_bleue

Kayıt tarihi : 29/07/08

Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Empty
MesajKonu: Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj   Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj EmptySalı Ağus. 26, 2008 7:01 am

[b]
Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Judas-priest


"Doğru, Black Sabbath bizden önceydi." diye katılıyor sözüme. "Ancak Sabbath`ın bir heavy metal grubu olup olmadığı konusunda her zaman bir ikilem vardı. Judas Priest başından beri "biz buyuz
ve böyle görünmekten de mutluyuz" demiştir. Elimdeki primitif denilecek ilk demolarımızı dinlediğimizde müzikteki metalliğin ilk günden orada olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz." Bu görüşü kabul
etmek zorunda kalıyorum. Eee Rob`la tartışacak halim yokya!

Dünyanın en büyük, en uzun zamandır müzik yapan ve en dikkati çeken gruplarından biri olan ve ilk heavy metal yapan grup olduğuna inanan Judas Priest siz bu satırları okurken klasik kadrosuyla
yıllar sonra yeniden konserler veriyor olmanın tadını çıkartmakta. Bu orjinal kadro yani vokalde Rob Halford, gitarlarda KK Downing ve Glenn Tipton (ki Glenn yakın bir geçmişte Slayer`ın Kerry King`i tarafından
dünyadaki en iyi gitarist olarak gösterilmiştir) ve bassta Ian Hill ilk kez 1970`te bir araya geldi. Davuldan ise bir kaç isim gelip geçti. Bunlardan sonuncusu Scott Travis 1990`dan beri bu görevde,
bir 10 yıl daha grupta çalarsa o da gerçek bir Priest elemanı olacak! Kurulduklarından beri Stained Class, Unleashed In The East, British Steel ve Screaming For Vengeance gibi sayısız klasikleşmiş
metal albümüne imza atan Judas Priest, dünyayı düzinilerce kez turlayıp (Bu dünyada Türkiye yer almıyor..) British Metalin bayrağını başarıyla salladılar ve çoğu grubun ağlayarak kaçıp saklanacak yer arayacağı pek çok şanssızlık karşısında
yıkılmadılar. Hem Iron Maiden hem de Motörhead`den daha yaşlı, hatta belkide onlardan daha fazla etkileyen bir grup olan Judas Priest tek kelimeyle eşsiz! Eğer bugün hayranı olduğunuz herhangi
bir grup hızlı ve heavy rifflere, demirli deri ceketlere yada motorsiklet merakına, dövmelere ve tiz vokallere sahipse Judas Priest`e çok şey borçlusunuz demektir. Çünkü Judas Priest demek heavy metal demektir!
Fakat biz onların başarılarla dolu geçmişlerini tartışmak için burada değiliz, öyle değil mi? 2005`in çok başında olduğumuz şu günlerde grup belki de bugüne kadar başlarına gelen en zorlayıcı görevlerden
biriyle karşı karşıya : tam 14 yıl sonra yeniden birleşen eski kadroyla fanlarının istediği klasikleşecek bir başka Judas Priest albümünü verebilmek! Bu zamanda ve çağda yaşlarının toplamı 250 eden
bu adamlar metal dünyasına adeta bir bomba etkisiyle geri dönebilecekler mi? Glenn Tipton sözü alıyor

"Başlarda bu albüm için şarkılar yapmakta zorlanmadık değil, çünkü insanların ayrı geçirdiğimiz 14 yıl sonunda bizden neler beklediğini kestirebilmek zordu. Bu yüzden doğal olup içimizden
ne geliyorsa onu yapmaya karar verdik. Sonuçta insanların bizden modern bir albüm beklediğini düşünmediğimizden ortaya klasik bir Judas Priest albümü çıktı. Albümde tonları bozulmuş gitarlar
ve death metal vokalleri yok! Judas Priest fanlarının bizden beklediklerinden çok uçta şeyler de yok. Her zamanki gibi kurallara göre oynamadığımız bir albüm bu yinede; bazı şarkılar insanlara bu heavy
metal mi dedirtmiyor değil."

Ayrı kaldıkları süre içinde Rob kendi başına solo çalışmalar yaparken gruba vokalist olarak Tim "Ripper" Owens alınmıştı. Tekrar bir araya geldiklerinde eskisi gibi birlikte anlaşarak çalışmakta
zorlandılar mı? Tipton : "Herşey mükemmeldi, bestelere başlar başlamaz pozitif elektirik oradaydı. Ripper`la iki albüm yaptık ve ikisiyle de gurur duyuyorum ama Rob`la beste yapmak gibisi yok! Üçümüzün
özel bir formülü var ve bunun geri gelmesi çok hoş" Tim Owens`ın grupta olmaması başka ne gibi farklılıklar yarattı. KK Downing açıklıyor : "Ripper`la yeniliklere (Nu metal değil elbetteki) daha açıktık,
hem eski hem de yeni metal fanlarını memnun etmeye çalışıyorduk. Gençlerin yeni albümümüzü de seveceklerine inanıyoruz. Rob inanılmaz bir insan. Sürekli yeni fikirlerle çıkıp geliyor ve çok iyi bir
şarkı sözü yazarı. Bu yüzden hiç bir yadırgama yada zorlanma olmadı". Biraz eski ve rahat spor ayakkabıları tekrar giymeye benziyor yani ? "Yok hayır, bir çift demirli bot giymeye benzetmeyi tercih ederim!"
diye gülüyor Tipton. Halford söze katılıyor : "Şarkı sözü yazarlarına ilham gelmesi gibi, üçümüz bir araya gelince yaratıcı bir güç çıkıyor ortaya. Judas Priest`e müzik yapmak zor iş. Çünkü standartlarımızı hep
yüksek tutuyoruz. Şarkı yaparken sadece şimdiyi değil grubun yarattığı geleneği ve bırakacağımız mirası da düşünüyoruz."

Peki Judas Priest`in başarısının sırrı bu üçlüdeyse Rob neden gruptan ayrılmıştı. Rob cevap vermeden önce bir süre düşünüyor ve kelimeleri muhtemelen özenle seçerek devam ediyor : "Painkiller turumuzun
sonlarında neler olduğundan pek çok insan haberdar değil. Psikolojik olarak ta duygusal açıdan da çok sıkıntılı bir dönemdi o dönem. Aslında yapmamız gereken bir yıl ara verip, dinlenip tekrar bir araya gelmekti.
Ama maalesef bunu yapmadık." Solo kariyerine odaklanmak için mi ayrıldın gruptan? "Evet, sanırım benim için en büyük neden buydu. İçinde bulunduğunuz gruptan daha farklı müzikal yönlere gitme
isteği duyabiliyorsunuz bazen. Kendinizi farklı şekillerde ifade etmek istiyorsunuz. Bana ve Glenn`e olan da buydu sanırım." Halford solo kariyerine doğru yelken açarken grubun geride kalanları Judas Priest için
herşeyin bittiğini düşünüyorlardı. KK bunu şöyle doğruluyor : "Rob`un ayrılışıyla bir dönem sona erdi". Glenn ekliyor : "Herşey geride kalmıştı. Önceleri Rob`u ve düşünceleri anlayışla karşıladık. Fakat
herşey gerçek hayata geçtiğinde yine de şok etkisi yarattı ve bu kadar mı diye düşünmekten alıkoyamadık kendimizi. Asıl plan Rob`un bir yıl ara vermesiydi. Ancak sonra başka insanlar girdi araya ve
bu mümkün olamadı. Başlarda herşey gayet ılımlı ve olumluydu. Fakat bu uzun sürmedi ve fikir ayrılıkları baş gösterdi. Bunu medyadan saklamak istedik tabii ki ama arada ufak tefek bilgilerin dışarı sızmasını
engelleyemedik. İnsanlar herşeyin o kadar da mükemmel olmadığının farkındaydı artık".

Gruptan kimse müziği tamamen bırakmak istemiyordu (KK bunu futbolcuların, futboldan kopmayıp teknik direktör vs. olmalarına benziyor) ve Halford`un yerine geçecek birisi için arayışlar başladı. Pop star gibi
boktan tv şovlarını biliyorsanız Judas Priest`in bu arayışlarda yaşadıklarını anlamakta zorlanmazsınız herhalde...

Tipton : "İki yada üç yıl vokalist arayışımızı sürdürdük. Birisini aradığımızın duyulması uzun sürmediğinden çok geçmeden video, kaset ve cdler içinde yüzerken bulduk kendimizi. Bazıları gerçekten çok
komikti. Bazen iyi görünen ve iyi sese sahip birisi kapı kolundan bile kısa çıkabiliyordu. Kendisini tepeden tırnağa maviye boyamış bir adam "Ben sizin aradığınız adamım, hadi birlikte yollara düşüp şovlar yapalım" dediği
bir kaset yollamıştı ama hiç bir vokal örneği vermemişti. Judas Priest şarkılarına playback yapan yani sadece dudaklarını oynatan insanlarda vardı. Sonra Ruslar, kadınlar... Çok az bir kısmı ciddi anlamda vokalistlik yapıyordu.
Geri kalanı inanılmaz derecede gülünçtü. Sonra birden bire Tim`in kasedini bulduk ve dinler dinlemez onu seçeceğimizi biliyorduk." Basist Ian Hill alıyor sözü : "Tim devam edebilme gücü verdi bize. Onu bulmasaydık
ne olurdu bilmiyorum."

Hikayenin gerisini bilmekteyiz. Tim "Ripper" Owens; ehh şöyle böyle dedirten "yeni" Judas Priest albümleri; Halford`un solo çalışmaları... Gariptirki tüm bunlar Iron Maiden`ın Blaze Bayley yıllarıyla, Max Cavelera`nın
Sepultura`dan ayrılmasını ve çok iyi bir grubun iki fena olmayan gruba dönüşmesini akla getiriyor. Tüm bunlar olurken metal dünyası sabırla Judas Priest`in birleşmenin haberini bekliyordu. Ve bu birleşmenin sonunda
2003 boxset "Metalogy" ile gerçekleşmesi kimseyi şaşırtmadı. Halford : "Judas Priest`i ailem gibi görüyorum ve bir aile üyesinin evine yeniden dönmesi gibi herşey gruptaki herkese normal geliyor. Benim evimde boxset için
son çalışmaları yapıyorduk ve eee birleşecek miyiz birleşmeyecek miyiz dedik birden. Tipik Britanyalılık gösterip hepimiz birden sen dönersen bende dönerim dedik. ("I`ll do it, if you do it" hesabı) Olay bu kadar basitti. Gruplar oldukça
garip hayvanlar bence. Bir grupta olmak tuhaf birşey, çünkü hem herkesin birbirine ihtiyacı var hem de herkes birbirinden ayrı. Ama şu anda harika zaman geçirmekteyiz ve tamamlanmış hissediyoruz." Sizin dışınızda herkes
bunun böyle olacağını biliyordu ama? Hill katılıyor; "Yıllar boyunca verdiğim röportajların hepsinde Rob`un ne zaman döneceğini sordular. Sanki bizim dışımızda herkes bunun olacağını beklemekteydi" Halford o kadar da emin değil
"Belki de rock`n roll da kartlar böyle oynanıyor. Her zaman böyle olmak zorunda değil. İnsanlar ne kadar tersini isteselerde tekrar bir araya gelmemiş bir kaç grup hala var. Bu grupla fanlar arasında bir aşk ilişkisi. Bizimkiler hadi ama
birleşin deyip durmaktaydılar." KK Downing ekliyor; "Ayrılmamış olsaydık belki de bugün burada olmayacaktık. Rob`la bir kaç albüm daha yapıp maddi olarak daha fazla albüm çıkartmamıza gerek kalmadığını düşünecektik belki de"
Olana nasıl bakarsanız bakın onlar geri döndüler! Başarılarının sırrı ne? Halford : "Sır müziğimizde. Müziğinizdeki eksiklerle ayakta kalamazsınız. Tabii yaptığımız işe tutkuyla bağlı olmamız, bu işi severek yapmamızda
bir element. Sahneye bir adet Harley Davidson`la çıkıp pandomim gösterisi olarak lanse edilmemek her babayiğidin harcı değil. Yaptığımız işin bizim için çok önemli olduğunu kolayca gözlemlemek mümkün". Downin : "Amerika`da
tutulduk, çünkü farklı görünüyorduk ve masaya farklı birşeyler getirdik. Küçük bir ordu gibiydik adeta."

Iron Maiden`ın 1979`da ortaya çıkıp Judas Priest`in estirdiği fırtınaları çalmasında bahsediyorum. KK gülüyor: "Haklısın, onlar üçüncü dalga heavy metaldi. Black Sabbath ilk metal dalgasıydı. Biz ve Scorpions
ikinci dalgadaydık. Maiden ve daha sonra Accept ve Dokken ve thrash olayı başladı. 80`ler harikaydı. Her gece bir başka iyi grubu izleyebiliyorduk." Halford : "Her zaman bir rekabet olayı var tabii ki ve grupları ileri götürmede
önemli bir unsur. Iron Maiden çok önemli bir heavy metal grubu ve büyük British heavy metal ağacının bir parçası onlar da. Kanımca biz bu ağacın kökleriyiz. Hepsini bir arada tutuyoruz. Motörhead`de müthiş bir grup. İlerde bir gün
elde edilecek gelirin yardım kuruluşlarına gideceği, içinde Saxon, Venom ve her stilden daha bir sürü İngiliz metal grubunun olacağı büyük bir konser organize etmeyi çok isterim. Siz olayı duyurursunuz (Ben hazırım) ve büyük
bir yaz şovu çıkabilir ortaya. Bu tür şeyleri organize etmek düşünüldüğünden de kolay aslında" Büyük şovlardan söz açılmışken gruba geçtiğimiz aylarda Ozzfest`teki konserlerinden zevk alıp almadıklarını
soruyorum. Tabii ki, yeniden bir araya gelmiş grubumuzu herkese göstermek için harika bir fırsattı bu". Ozzfest`teki diğer yeni gruplar hakkında ne düşünüyorsunuz peki? "Bizimle aynı stage`de çıkan herkesi
dinleme şansım oldu. Büyük bir Slayer ve Dimmu Borgir hayranıyım. Lacuna Coil, Hatebreed, Superjoint Ritual ve Lamb Of God gibi bir çok farklı metal grubu vardı. Ortam sağlıklı görünüyor bence. Benim için British gruplarının
dünya çapındaki şovlarını görebilmek çok önemli". Ya Judas Priest`in geleceği hakkında neler düşünmekteler ? Metallica`dan Lars Ulrich`in geçtiğimiz günlerde 50 yaşına geldiğinde canlı şov yapabileceğini hayal bile edemediği
sözlerini hatırlatıyoruz bu ellisini geçmiş babalara. Rob sabırsızlıkla cevap veriyor : "Aynı soru biz 20 30larımızdayken bize de çok yöneltildi. Altmışımıza merdiven dayadığımız şu günlerde grup gayet iyi görünmekte. Sağlıklıyız
güçlüyüz, işimizi iyi yapıyoruz ve yapabildiğimiz sürece de devam edeceğiz, çünkü bu işi çok seviyoruz. Dünyanın hiç bir yerinde sahnede bizim kadar metal tutkusu ve sevgisiyle çalan bir grup daha bulamayacağınızı
iddia ediyorum. Ayrı kaldığımız yıllar boyunca birbirimize saygıyı hiç kaybetmedik, birbirimiz hakkında asla kötü sözler söylemedik, klasımızı ve onurumuzu koruduk. Çünkü Judas Priest geleneğine
zarar vermek istemedik."

Ve Kariyerlerindeki önemli noktalar ;
* 1970 : Judas Priest vokalde Alan Atkins`le Birmigham`da kuruldu.

*1974 : Plak şirketi Gull ile anlaşan grup Rocka-Rolla adlı ilk albümlerini çıkarttı, kimsenin ruhu duymadı.

*1975 : Sad wings of destiny albümleri çıktı. Reading festivalde dikkat çekmeyi başardılar.

*1977 : Gull`dan ayrılıp CBS`e geçtiler ve övgülere doymayan Sin After Sin albümünü çıkarıp Amerikayı turladılar.

*Stained Class ve Killing Machine albümleriyle yükselmeye devam ettiler.

* Unleashed In The East (1979) ve British Steel (1980) ile zirveye oturdular (Maddi açıdanda)

*1982 : Screaming For Vengeance Amerikada 17 numarada ve Judas Priest`in etkisiyle NWOBHM başladı.

*1983 : Metallica ve benzeri LA kökenli thrash grupları Judas Priest`in popüleritesine gölge düşürdü, albüm satışları düştü.

*1984 : Defenders Of The Faith albümü çıktı, içinde yer alan ve thrashe tepki gösteren şarkıları "Freewheel Burning" dikkati çekti.

*1986 : Eski demolardan oluşan "Turbo" albümü çıktı

*1988: Ram It Down, drum machine kullanımıyla hayal kırıklığı yarattı.

*1990 : Painkiller, grup içi problemlere ve süren davalara rağmen eski formlarına döndükleri albüm olarak görülüp Grammy`e aday gösterildi.
(Sözü geçen 1985 yılında Nevada`lı iki Judas Priest fanı erkek çocuğunun intihar etmeleriyle açılan davadır. Çocukların aileleri "Better by you, better than me" adlı şarkıdaki "Do it" (Yap !) sözünün
gizli mesaj içerdiğini öne sürüp gruba 6 milyon dolarlık bir dava açtı)

*1991: Halford gruptan ayrılıp Fight adında bir solo projeye başlayacağını açıkladı.

* Fight dağıldı yerine Two`yu kuran Halford gay olduğunu açıkladı!!! (Mtv`de ağzından kaçırarak? Kendisi şimdilerde bu konuda gülerek "I`m not the only metal homo" demekte. Duyrulur)

* Glenn Tipton "Baptisim Of Fire" adlı solo albümünü çıkarttı.

*1997: Eski Judas Priest tribute grubu şarkıcısı Tim "Ripper" Owens gruba vokalist olarak dahil oldu. Birlikte "Juggulator" (1997) ve "Live Meltdown" (1998) albümlerini yayınladılar

*2000: Two grubu dağılan Halford, "Halford"ı kurup "Ressurrection" albümünü çıkarttı.

*2001 : Judas Priest, Demolition albümünü çıkarttı.

*2003 : Halford yeniden gruba döndü ve birlikte "Metalogy" adında bir boxset hazırlayıp yeni albüm için kayıtlara başladılar.

_________________
Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Jamestimeline
Okul, okul, okul...(Açık hapishane)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.nirvanatr.yetkin-forum.com
metalhead_cobain
Pat Smear
Pat Smear
metalhead_cobain

Kadın
Mesaj Sayısı : 37
Yaş : 23
Burç : Terazi
Nereden : ANKARA
Favori Üyeniz : Kurt Cobain
Rep :
Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Left_bar_bleue0 / 1000 / 100Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Right_bar_bleue

Kayıt tarihi : 03/09/09

Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj Empty
MesajKonu: Geri: Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj   Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj EmptyPerş. Eyl. 03, 2009 11:10 pm

oo saol
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Metal Tanrıları İle Mükemmel Bir Röportaj
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Nirvana Türkiye :: Müzik Genel :: Müzik Sohbetleri-
Buraya geçin: